Batı Karadeniz Gezisi II ( 24-29 Eylül 2018 )

BATI KARADENİZ EXPEDİSYONU 2

Samsun Offroad Kulübü olarak 2018-2019 kış sezonu açılışını şöyle güzel bir etkinlik ile yapalım istedik.

2016 yılında 1.’sini gerçekleştirdiğimiz Batı Karadeniz turunun 2.sini Bolu ili ve ilçelerine yapma kararı aldık.

Rota çalışması ve araçların kış bakımından sonra 23 Eylül 2018 tarihinde Samsun’dan 4 araç Sinan-Elhun , Fatih-Selman , Alaettin-Erdoğan, Gafur-Eren yola koyulduk.Ekbin geri kalanı bize Ankara’da eşlik edecekti.Onlarda 3 araç Kemalcan-Serkan , Okan-Birol ve Uğur

Kısaca 7 araç ve 13 kişilk bir ekip olarak başlangıç yapacaktık.

23 Eylül 2018 rotamızda ilk önce Ankara oradan da Beypazarı ilçesine geçerek geceyi Beypalas otelinde  geçirdik.

Beypazarı Ankara’ya 1 saatlik mesafede küçüğ bir Anadolu ilçesi.Havuçları ile ünlü bir de Kuru’su ile

Geceyi otele yakın bir bağevinde başladık.Güzel hizmeti olan Bağevi isminde hoş ve dopal bir mekan.Ceviz ağaçlarının alltına kurulmuş sofralarda her an kafanıza ceviz düşme ihtimali var.

Yemek sonrasında küçük bir şehir turu atıp havuç sularımızı içtikten sonra günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize çekildik.

24 Eylül sabahında rotamız Beypazarı Karagöl Milli Parkı , Kıbrıscık üzerinden Köroğlu dağları zirvesi , Köroğlu Şelalesi , Kartalkaya ve konaklamak üzere Sarıalan Yaylası.

Günün ilk durağı Karagöl Milli Parkı , biz gittiğimizde 1-2 balıkçı dışında kimsenin olmadığı çam ağaçlarının çevrelediği küçük bir göl Karagöl ,yarım saatlik bir dinlenme molasından sonra Kıbrıscık ilçesine doğru hareket ettik , kimi zaman dağ yollarıdan kimi zaman asfalt üzeriden ilerleyerek Kıbrıscık ilçesine ulaştık.Minik bir Anadolu kasabası daha , köy meydanında minik bir çay molasıdan ve manav alışverişinden sonra yönümüzü Köroğlu dağlarının zirvesine çevirdik.

Yavaş yavaş yükselirken Köroğlu dağlarının enfes manzarası bizleri mest etmye başladı.Ormanlık alandan geçip yükseğe çıktıkça ağaçsız kel çıplak alana daha doğrusu zirveye doğru ulaşmaya başladık.

Köroğlu dağlarının zirve eteğine kadar araçla çıktık.1 saatlık bir zirve tırmanışı molası verdik.

Manzarası çok güzeldi ama güzelde bir esintisi vardı.Hani bıraksak bizi uçuracak cinsten.

Köroğlu dağlarının zirvesinde sonra rotamızı Köroğlu Şelalesine doğru çevirdik.1 saatlik bir yolculuktan sonra ve 15 dakikalık bir doğa yürüyüşle beraber şelaleye ulaştık.Mevsim kurak olduğu için şelalede çok su yoktu.Ama çevresi gelen ziyeretçiler tarafından oldukça kirletilmişti.Üzülmemek elde değil.

Günün bir diğer durağı Kartalkaya Kayak Tesisleri oldu.Sezon olmadığı için tüm tesisler kapalı ve bakım altındaydı , şöyle bir bakış atıp kamp noktamız Sarıalan Yaylasına doğru inişe geçtik.

Daha önceden geleceğimizi haber verdiğimiz Bolu Offroad Kulubü Başkanı Burhan Turan , offroadculara has bir haberleşme sistemi ile bölgesine girdiğimizi öğrenmiş ve bizi Sarılan Yaylasında ki misafir evinde konuk etti.

2 katlı çok güzel ve donanımlı bir yayla eviydi.Ekip geceyi yemek hazırlayarak ve yaylanın tadını çıkararak geçirdi.Geceyi Bolu Offroad Kulübü Başkanı Burhan’da katılarak bizleri onure etti.

Sabahın ilk ışıkları ile uyanan ekip hızlı bir kahvaltı ve temizlik turundan sonra Sarılan Yaylası Alaca Yayla üzerinden bölgenin en büyük gölü olan Seben Gölüne ulaştı.İlk güne nazaran hava bugün kapalı ve sisliydi.Yağmur yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı.

Seben gölünden orman içi yollardan Topardıç Yangın Gözetleme kulesine çıktık yağmur fena yağmaya başlamıştı.Kulede görev yapan memur bile o yağmurda oraya çıkmamıza şaşırmıştı.Manzara enfesti ama biz sis ve yağmurdan dolayı göremedik.

Zirve yollarından Abant gölüne indik , Abant gölünde konaklama özel mülkiyet üzerinden öyle her istedğiniz yere kamp kuramıyorsunuz.Bizde çadır ve karvan kamp alanına çıktık , çok temiz ve güzel alandı.Elektrik , tuvalet , çöp hizmetleri, ateş bölgeleri gibi bir çok imkanları olan bir işletme.

Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için Ana kamp çadırımızı kurduk ve tüm ekip bu çadırda yemek olayına giriştik.Herkes bir hamarat bir hamarat , ancak ufak kazalarda yaşanmıyor değildi.Patlayan tencere az daha Erdoğan’ın yanmasına sebep oluyordu.Tehlike hafif atlatılmıştı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde ekibin bir kısmı göl kenarında ki tesislere kahve içmeye indi bir kısmı ise kamp alanında kalmayı tercih etti.

Sabah hava kapalı ama en azından yağmur kesilmişti rota Gölcük Milli parkıydı.Akşam yanma tehlikesi geçiren Erdoğan rahatsızlanmış , üşütmüştü.Durumunu daha fazla tehlikeye atmamak için beraber geldiği Alaettin ile Samsun’a dönme kararı aldılar , bu geride kalıp geziye devam edecek ekip içinde en doğru olandı.Gece hastalığı ilerlerse problem olabilirdi.

Onları Bolu merkezden Samsun’a uğurladıktan sonra kartpostallara konu olan Gölcük Milli Parkına çıktık.

Gerçekten görülmeye değer enfes bir yerdi.Göl kenarında yer alan Devlet Konuk Evi Üst düzey devlet görevlileri için kullanılan bir tesis.

Öğlen yemeğimiz de burada ki tesislerde yedikten sonra Yedigöller Milli Parkına doğru yola koyulduk.

Hava rakım yükseldikçe iyice kapanıyor ve yağmur artıyordu.Havanın karaması ile Yedigöller Milli Parkına giriş yaptık , kamp kuracağımız alan çok dar ve zemini oldukça çanur olduğu için bizde orada bulunan Habitat Doğa evlerinin Serin evler bungalovlarında konaklama kararı aldık.

11 kişi 2 bungalov : gece yurt muhabbetleri gibi eski günlerden konuşmalar gırgırlar şakalar süperdi.Yemekler Uğur’dan dı tek başına üstlendi tüm ekibin aşçılığını kimseyi mutfağa sokmadı.

Sabah rota Yedigöller ‘den Yoğunpelit Şelalesi oradanda Saklıkent Şelalesi oldu.Orman yollarında ilerleyen ekip hem güzel havanın hemde şelalelerin manzarasının tadını çıkardı.Ama en üzüldüğümüz durum her iki şelaleninde gelen ziyaretçiler tarafından çöplüğe çevrilmiş olmasıydı.

Akşama doğru orman yollarında çıkıp Ayıkayası tepesine geldik.Oradan köy ürünleri satan teyze ile yapılan sohbet ders niteliğindeydi.Teyze bize iyi bir gelin olmanın püf noktalarını anlatıyordu.

Akşam yine ahçıbaşı Uğur’du yemekler enfesti.Muhabbet en güzeliydi.

Sabahın erken saaterinde havanın da güzel olmasıyla kahvaltı dışarıda yapıldı.Yedigöller bölgesi gezildikten sonra Mengen üzerinden Gerede istikametine doğru inişe geçmeye başladık.

Mengen bölgesi yaylaları da çok güzeldi ama artık bir sonraki ziyaret kalmıştı onları görmek.

Mengen’de yemek molasında  sonra ekip dönüş yoluna geçti.Akşam saatlerinde herkes sağsalim evlerine ulaşmıştı.

5 günlük Batı Karadeniz gezimizde konforlu ve güzel anılarla dönmüştük.Bizi mutlu eden 1600 km’lik yolu kasasız ve sıkıntısız atlatmamız olmuştu.Bolu bölgesi kamp ve konaklama alanında kesin kuralların olduğu bir bölge.O bölgede etkinlik yapmak isteyenlerin Yerel İdarelerden izin alması zorunlu.

Bizde gezi öncesinde yerel makamlar ile temasa geçtiğimiz için herşey çok güzeldi.Hatta bölge jandarma komutanlıkları tarafından devamlı aranarak güvenliğimiz kontrol edildi.